29 Temmuz 2018
Endüstri 4.0 fotoğrafı

Artık hepimizin günlük hayatta sık sık işittiğini düşündüğüm, geleceğimizi tamamen etkileyen ve değiştiren bir konudan bahsetmek istiyorum; Endüstri 4.0. Peki teknoloji alanında dünya seviyesini yakalayabilmemiz için önemli bir şans olan bu terimin ne olduğunu biliyor muyuz? Gelin önce hep beraber ne olduğunu öğrenelim.

İnsanoğlu tarih boyunca ihtiyaçlarını karşılayabilmek için üretim yapmak ve yaptığı üretimi geliştirmek zorunda kalmıştır. Bunun için de ilk endüstriyel devrim, doğal koşullara bağlılıktan ve el üretiminden kurtulmak için, buhar makinesi ile ortaya çıkmış. Teknolojinin kullanılmaya başlanması ve konunun irdelenmesi ile üretimin daha seri hale getirilmesi için Henry Ford tarafından ikinci sanayi devriminin başlangıcı olarak kabul edilecek olan üretim bandında elektriğin kullanılması ve günümüzdeki fabrika fikri oluşmuş. Yaklaşık 100 yıl boyunca hüküm süren bu fikir teknolojik araştırmaların sürekliliğiyle desteklenerek geliştirilmiş ve oluşan teknolojik birikimin kişisel olarak herkes tarafından kullanılması için adını sıkça duyduğumuz IBM tarafından ilk kişisel bilgisayar(pc) üretilmiş. Bu gelişmenin endüstriye yansıması ise üretim süreçlerinin otomasyonuna aktarılması olmuş ve 3. endüstriyel devrim olarak adlandırılmış. Halen içinde olduğumuz bu devrim 21. yüzyıl itibariyle müthiş bir bilgi birikimini beraberinde getirdi ve toplumsal hayatımız tamamen değişti. Artık hepimiz sanal yaşıyoruz. Teknolojinin bu denli kullanılması ile iletişim ve bilgi alışverişi o kadar arttı ki artık her gün yeni milyonlarca bilgi çıkıyor ortaya. Peki endüstride neler oluyor?

Endüstriyel devrimlere dikkat edersek kolayca fark edebiliriz ki süreç kümülatif bir şekilde ilerliyor. Üretim de sürekli otomatizasyon üzerine bir eğilim var. Üretimin hızlanması, hata payının ve harcamaların azaltılması günümüzün üretim mantalitesinde ana hedef. Bu hedeflere sadece insanlar tarafından ulaşılması çok zor. Bunun nedenleri arasında psikolojik, teknik zamansal bir çok sorun olabilir. İşte iş hayatı bu sorunları ortadan kaldırmak ve süreci daha hızlı ve statik bir hale getirmeyi amaçlıyor. Bunun için de otomasyon ile işleyen, insani faktörlerin ortadan kaldırıldığı ortamlar oluşturmak ana hedef haline geliyor.

Endüstri 4.0 ile birlikte teknolojik araçların kendi aralarında bağlantı kurarak iş süreçlerini organize edebildiği bir ortam oluşuyor. Aslında bu terim henüz 7 yıl önce Almanya’da ortaya çıktı ve 2013 yılında da rapor halinde dünyaya sunuldu. Özellikle fabrikaların büyük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için önemli bir alan haline geldi ve kısa sürede hayatımızda büyük bir yer edindi. Bu endüstriyel devrim ile birlikte üretim süreçleri tamamen sanal ve siber bir hal alacak. Internet of Things(Nesnelerin interneti) adı verilen teknoloji ile üretim noktalarında kullanılan tüm ekipmanlar kendi arasında iletişim kurabilecek ve böylece de iş süreçleri insana gerek kalmadan otomatik olarak ilerleyebilecek. Aslında var olan bir çok teknolojinin birleşmesi olarak düşünebiliriz. Yapay zeka, arttırılmış gerçeklik, blockchain, big data(büyük veri), cloud(bulut) ve 3D yazıcılar bunların sadece başlangıcı. Artık yerimizi robotlar alıyor desek yanlış olmaz sanırım.

Teknolojinin öneminin farkında olan şirketler üretim ve hizmet alanlarında bu teknolojileri kullanmaya başladılar bile. Dünyanın en büyük E-Ticaret firması Amazon artık depolarında tamamen robot kullanıyor. Mercedes ve Tesla büyük otomobil üreticileri sürücüsüz araçları bir yandan üretmeye devam ederken bazı bölgelerde kullanıma ve satışa sundu bile. Uber Amerika’da artık sürücüsüz araçlar kullanıyor. Eğer araştırırsanız daha birçok örnek bulabilirsiniz. Türkiye de bu konuda geri kalmamaya çalışsa da teknolojik düzenlemeler konusunda birçok sorunla karşılaşılıyor. Umut verici olan Arçelik ve Vestel gibi önde gelen Türk üreticilerin bu alana yatırım yapması. Hatta Arçelik Kocaeli’de Arçelik Garage adında tamamen bu teknolojilerin var olduğu bir üretim tesisi kurdu. Siemens, Bosch ve Unilever gibi uluslararası şirketler de Türkiye ekosistemine hayli yatırım yapıyor. Umarız ülke olarak bu dönüşümü.

Son olarak da hepimizin aklında olan soruya bakalım; peki çalışanların yerini robotlar aldığında işten çıkarılan çalışanlar ne olacak? Tüm endüstriyel devrimlerde ortaya çıkan bir sorun bu. Şu anda henüz başında olduğumuz için kesin bir şey söyleyemesek de uzun vadede yok olan mesleklerin yerine yeni iş alanları ortaya çıkacaktır. Ancak zamanın bize ne göstereceğini hep beraber göreceğiz.

Site Hakkında

Merhaba, ben Berkay Alan.
Bu siteyi yazılarımı, düşünce ve önerilerimi
sizinle paylaşmak için kurdum.

Takipte Kal!

Son yazılarımdan haberdar olmak
için abone olabilirsin.