2 Temmuz 2018
Beyin fotoğrafı

Yirmibirinci yüzyıl ile beraber içinde bulunduğumuz dünya teknoloji aracılığıyla beklenmeyen bir hızla bilgi üretmeye ve değişmeye başladı. Hayatımızın her alanında etkisini güçlü olarak gösteren bu değişim ve dönüşüm aynı zamanda bize de bir sorumluluk getirdi. Artık sürekli gelişen dünya düzenine ayak uydurabilmek için biz de sürekli gelişmek zorundayız. Bu da yeni şeyler öğrenmenin sürdürülebilirliği ile mümkün. Peki öğrenci olarak bizler bunun farkında mıyız?

Küreselleşmenin etkisi ile bilgi akışı çok hızlı bir hal aldı. Tahmin edemeyeceğimiz kadar verinin üretildiği dünyamızda, her konuda evrim yaşıyoruz. Evimizden işimize, özel hayatımızdan toplumsal yaşamımıza her yerde çok hızlı, hatta belki de bazen fark edilmeyen, dönüşüm var. Bizim de içinde bulunduğumuz hayatı daha anlamlı hale getirebilmemiz için bu değişimin farkında olmamız, ona uyum sağlamamız gerekiyor. Günlük yaşamda, iş hayatında, sağlıkta ve eğitimde bunları kullanabilmeli, hatta bir süreden sonra bunları üreten ve geliştiren tarafa geçmemiz gerekiyor. Özellikle hem bireysel hem toplumsal olarak geliştirici rolünü üstlenebilmek bizim için uzun dönemde çok faydalı olacak. Ancak aklıma takılan ve sürekli düşündüğüm bir soru var; yıllardır biz gençlerde potansiyelin çok yüksek olduğu söylenir ki ben bunun doğruluğuna tüm içtenliğimle inanıyorum. Herkes bu konuda hemfikir iken acaba biz gençler olarak, öğrenciler olarak kendi potansiyelimizin farkında mıyız? Onu efektiv bir şekilde kullanabiliyor muyuz?

Gerek ilkokulda olsun gerek lisede olsun sürekli hedefe yönelik çalışmak zorunda bırakıldık. Hep bir şeyler kazanma derdiyle bilgi birikimimizi kalıplar üzerinden kurduk. Çoğunluk bunun üniversitede de aynı olacağını düşünse de gerçekte üniversite dönemi artık hayatımız boyunca kullanabileceğimiz, belki de yaşamımızı şekillendirecek bilgi dağarcığımızı şekillendirme dönemi. Artık okuduğumuz bölümlerin bir önemi kalmadı. Kendimizi yüzyılın gereklilikleri ile donatmak ve geleceği öngörerek bu bilgi birikimini oluşturmak daha önemli. Sadece okullarımızda verilen kitabi bilgilerle kendimizi kandırmaktan ileri gidemeyiz. Sürekli gelişen bu düzeni yakalamalı hatta önüne geçmeliyiz. Peki nasıl?

Öğrenci olarak ne kadar yoğun ders programlarına, uzun staj günlerine ve onlarca projeye zaman ayırsak da gelecekteki hayatımızla karşılaştırdığımızda kendimize ayırabileceğimiz vakit bir hayli fazla. Öğrenciyken geçimimizi sağlama konusunda çok büyük kaygılarımız yok, üzerimizde aşırı baskının olduğu büyük sorumluluklarımız yok. Tabi ki ben burada genelleme yapıyorum ancak genel olarak bu herkes tarafından onaylanan bir gerçek. Yaşımız ilerledikçe ve işlerimiz geliştikçe yapmamız gerekenler artacak. Sadece iş için de değil, kişisel olarak isteklerimiz ve önceliklerimiz de değişecek, farklılaşacaktır. İşte bundan dolayı üniversite dönemi yeni şeyler öğrenmek için gayet ideal. Elbette ki gezeceğiz, eğleneceğiz ve öğrenciliğin tadını çıkaracağız. Ama eğer geleceğimizi düşünmeden günübirlik hareket edersek kendimize en büyük kötülüğü yapmış oluruz.

Okullarımızda verilen eğitimler bizim için sadece altyapı ve merak sağlayabilir. Hiçbir öğretmen eğer kişi konuya meraklı değiilse ve onu araştırmıyorsa, ona hiçbir şey öğretemez kanısındayım ben. İlgi alanlarımızı oluşturmak için sürekli araştırmalı, yeni şeyler öğrenmeliyiz. Eğer ilgimizi çeken ve öğrenmek isteyebileceğimiz, bize faydalı olabileceğini düşündüğümüz bir konu bulursak da bunu derinlemesine araştırıp vakit harcayarak öğrenebiliriz. Belki Steve Jobs’un dediği gibi 10.000 saat çalışmamıza gerek yok ama kendimiz “ben öğrendim” diyene kadar çalışırsak uzun vadede bize çok faydalı olacaktır.

İlgi alanlarımı bulma konusunda Microsoft Türkiye yazılım geliştirme teknolojileri genel müdür yardımcısı Cavit Yantaç’tan aldığım bir öneriyi yaklaşık bir yıldır uyguluyorum. Küçük de olsa her gün yeni bir şey öğrenmeye çalışıyorum ve bunu defterime not ediyorum. Öğrenmeye çalıştığınız konu bir haber de olabilir, spor bilgisi de teknoloji de. Bu tamamen size bağlı. Ben bugün geri dönüp baktığımda bir yılda hiç aklıma gelmeyecek bilgiler edindiğimi fark ettim ve bunlarla beraber ilgi alanımı geliştirdim. Şimdilerde de daha çok ilgi duyduğum konulara çalışıyor, zaman ayırıyorum.

Geleceği değiştirebilecek olan bizlerin ancak bilgi ile bu değişime öncü olabileceği fikrindeyim. Umuyorum ki hayatımız boyunca öğrenmekten geri kalmayız. Sevgiyle kalın.

Site Hakkında

Merhaba, ben Berkay Alan.
Bu siteyi yazılarımı, düşünce ve önerilerimi
sizinle paylaşmak için kurdum.

Takipte Kal!

Son yazılarımdan haberdar olmak
için abone olabilirsin.